SBÜ Gülhane
Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Sağlık Bakanlığı

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü
SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Organ Nakli Koordinasyon Merkezi

Güncelleme Tarihi: 20/02/2018


DOKU VE ORGAN NAKLİ

Doku ve Organ Nakli (Transplantasyon) Nedir?
İşlevini yapamayan doku veya organın yerine, canlıdan veya kadavradan (beyin ölümü gelişmiş kişi) alınan sağlam doku veya organın konularak hastanın tedavi edilmesidir.
Hangi Organ ve Dokular Nakledilebilir?
Böbrek, karaciğer, kalp, kalp kapağı, akciğer, pankreas, kornea, ince bağırsak, tendon, deri, kemik, kıkırdak, rahim, kas dokusu, üst sindirim ve üst solunum yolu, kollar ve bacaklar nakledilebilen doku ve organlardır.

Kimlerden Doku ve Organ Alınabilir?
Organ nakli iki şekilde yapılır: 1. Canlıdan canlıya 2. Kadavradan canlıya
Canlıdan canlıya organ nakli böbrek ve karaciğer gibi organlar için 4. dereceye kadar akrabalar arasında geçerlidir. Örneğin anne, baba veya kardeşiniz diyalize giren bir böbrek hastası ise uygun koşullar olduğunda böbreğinizin birini ona verebilirsiniz. İnsanlar tek böbrekle de hayatta kalabilirler ancak bu istenmeyen bir durumdur, ileride sağlık sorunlarına sebep olabilir. Ama maalesef bağışların yetersiz oluşu, organ nakli bekleyen insanların çokluğu, yakınlarımızın acı çekmesi; son çare olarak canlıdan canlıya nakli zorunlu kılmaktadır.

Kalp, pankreas gibi hayati organlar için ise kadavradan nakil zorunludur.

Kadavradan organ nakli, sadece yoğun bakımlarda, solunum makinesine bağlı yatan, beyin ölümü gelişmiş kişilerden yapılabilir. Toplumda “her ölen kişiden organ nakli yapılabilir” diye yanlış bir inanç vardır. Kişi hastanenin herhangi bir kliniğinde bile ölmüş olsa, solunum makinesine bağlı değilse ve beyin ölümü olmamışsa bu kişilerden organ nakli yapılamaz. Yani bazen basın yayın organlarında yazılan haberlerde olduğu gibi trafik kazaları veya depremler gibi doğal afetlerde kimsenin organını alıp birine nakil edemezsiniz. Bu tıbben mümkün değildir.

 

“ Organ Bağışı Hayat Bağışıdır. ”
“ Organ Bağışının Tek Bedeli İnsan Sevgisidir. ”

BEYİN ÖLÜMÜ VE BiTKiSEL HAYAT

Beyin Ölümü ve Bitkisel Hayat Ne Demektir? Aralarında Ne Fark Vardır?

Bitkisel hayatta;
Hastanın solunumu devam eder ancak solunum makinesi desteğine ihtiyaç duyabilir. Bitkisel hayattaki kişilerde az da olsa yaşam belirtisi vardır. Bu kişiler makine desteği ile aylarca, yıllarca yaşayabilir. İyileşme şansları vardır. Bazen medyada ”yıllar sonra tekrar hayata döndü” gibi haberler yer almakta olup, bunlar bitkisel hayatta olan kişilerdir. Bu insanları tıp ölü kabul etmez, organ nakli bu kişilerden yapılmaz. Bunlar yaşama şansını sonuna kadar kullanacaktır.

Beyin ölümü;

Beynin tüm kan akımı ve oksijenlenmesinin durmuş olmasını, beynin tamamen ve geri dönüşümsüz olarak tüm fonksiyonlarını kaybetmiş olmasını tanımlar. Kalbin kendine ait, beyinden bağımsız olarak çalışan bir merkezi vardır. Kalp dokusuna oksijen geldiği sürece bu merkezden elektriksel uyarı çıkar ve kalbin kısa bir süre daha atmasını sağlar (bu süre günlerle sınırlıdır); kalp durunca tüm diğer organlar da hayatiyetini kaybeder.
Beyin ölümü olan kişi tıbben ve yasal olarak ölü kabul edilir. Beyin fonksiyonlarını geri dönüşümsüz olarak kaybetmiştir. Bu durum koma ve bitkisel hayattan farklıdır. Bu kişiler artık tıbben ölüdürler. Bir daha hayata dönmeleri mümkün değildir. Sadece beyin ölümü gelişmiş kişilerden organ nakli yapılabilir. Beyin ölümü olup olmadığına çeşitli testler yapılarak, bir uzman heyet tarafından karar verilir ve “beyin ölümü tutanağı” denilen resmi belge tüm hekimlerce imzalanır.

“Dünyada beyin ölümü tanısı konulup da hayata dönen hasta yoktur.”


ORGAN BAĞIŞI HAKKINDA BİLMEK İSTEDİKLERİNİZ

Bağışlanan Organlar Kimlere Naklediliyor?
Her hasta için organ nakli kriterleri vardır. Bu kriterleri bilim kurulları belirler.
En önemli öncelikler; tıbbi aciliyet ve doku-kan grubu uyumudur.
Din, dil, ırk, cinsiyet, zengin-fakir ayrımı gözetilmez ve Sağlık Bakanlığı Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından dağıtım yapılır. Yapılan tüm işlemler kayıt altına alınıp belgelenir.


Organ Nakli Sonrası Vücut Bütünlüğü Bozulur Mu?
Toplumda birçok kişi organ bağışı sonrası organlar çıkarılırken kişinin vücudunun tamamen parçalanacağını düşünmektedir. Hâlbuki organların çıkarılması sonrası sadece karnın orta hattında bir ameliyat izi olur ve bu insanlar birçok insana hayat verdikleri için normal bir ameliyattan daha titiz bir cerrahi işlem görürler.

Organ Bekleyen Hastalar İçin Duyarsız Olmak İstemiyorum. Sağlıklı Bir Bireyim. Ne Yapmalıyım?
Organ bağış kartı doldurarak organlarınızı bağışlamalısınız. Organ bağışı; kişinin hayatta iken kendi iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra başkalarının tedavisi için kullanılmak üzere izin vermesidir. Akli dengesi yerinde olan ve 18 yaşını dolduran herkes organ bağışında bulunabilir.
Bağış yapılabilecek yerler: Tüm devlet hastaneleri ve bazı özel hastaneler, aile ve toplum sağlığı merkezleri, sağlık müdürlükleri, organ nakli yapan merkezler, konu ile ilgili çalışma yürüten dernek ve vakıflardır. Buralarda size bir form doldurulup organ bağış kartınız verilir.


           organ2.jpgorgan1.jpg

Organ Bağışı Hastanedeki Bakımı Olumsuz Etkiler Mi?
Organ bağışlayan kişinin organlarının kullanılması ancak o kişiye tıbben yapılacak tüm tedaviler uygulandıktan sonra beyin ölümü tanısı konulursa gündeme gelir. Yani bağış kartı dolduran kişinin bakımını olumlu ya da olumsuz etkilemez.

Organ Bağış Kartını Dolduran Herkesin Organları Alınabilir Mi?

Hayır alınamaz. Bağış yapan kişi daha sonra bu fikrinden vazgeçebilir. Aynı zamanda organ ve doku nakli için uygun tıbbi koşullar ve aile onayı gereklidir. Kişide beyin ölümü olduğunda ailesi organlarının alınmasına müsaade etmezse organları alınamaz.

ORGAN VE DOKU BAĞIŞININ HUKUKİ - DİNİ BOYUTU

Organ ve Doku Bağışının Dini Boyutu Nedir?
Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, organ bağışını insanın insana yapabileceği en büyük yardım olarak tanımlamıştır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu; 03.03.1980 tarih 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz (uygun) olduğunu bildirmiştir. Bu kararda;
    • Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir organını kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının mesleki ehliyet edilmesi,
    • Hastalığın bu yolla tedavi edileceğine ilişkin doktor kararının olması,
    • Doku ve organı alınacak kişinin bu işlemin yapılmış olduğu sırada beyin ölümünün olması,
    • Organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla yakınlarının rızasının sağlanması,
    • Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,
    • Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak olan bu nakle razı olması gerektiği belirtilmektedir.
    • Yine aynı kararda “organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur” denilmektedir.

“Kim bir kimseye hayat verirse, o sanki bütün insanlara hayat vermişçesine sevap kazanır.” (Maide suresi, ayet 32).
Diğer bütün büyük dinler de organ bağışını ve naklini desteklemektedir.

Organ ve Doku Bağışının Hukuki Boyutu Nedir?
29.05.1979 tarih ve 2238 sayılı Organ Ve Doku Alınması, Saklanması, Aşılanması ve Nakli Hakkında Kanun’un 15. maddesinde “Bu Kanuna aykırı şekilde organ ve doku alan, saklayan, aşılayan ve nakledenlerle bunların alım ve satımını yapanlar, alım ve satımına aracılık edenler veya bunun komisyonculuğunu yapanlar hakkında, fiil daha ağır bir cezayı gerektirmediği takdirde iki yıldan dört yıla kadar hapis ve 50.000 liradan 100.000 liraya kadar ağır para cezasına hükmolunur.” ifadesi yer almakta olup her türlü suistimalin önüne geçilmiştir.

İLETİŞİM

İrtibat:
Organ Nakli Koordinasyon Merkezi Anabina, Batı Blok, Zemin Kat

Organ ve Doku Nakli Koordinatörleri:
Uzm.Dr. Murat URKAN 0312 304 29 19
Dr. Yasin UZUNTARLA 0312 304 29 18