SBÜ Gülhane
Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Sağlık Bakanlığı

Ankara İl Sağlık Müdürlüğü
SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Yeterli ve Dengeli Beslenmede Sütün Önemi

Güncelleme Tarihi: 13/04/2018

Sağlığın yaşam boyu korunması için yeterli ve dengeli beslenmede süt ve süt ürünleri tüketimi büyük öneme sahiptir. Besin öğesi içeriği açısından dengeli olan süt ve süt ürünleri hem çocukluk hem de yetişkinlik döneminde elzemdir. Kalsiyum gibi spesifik besin öğesi desteği almak yerine besin olarak süt tüketmenin hastalık ve sağlık açısından daha etkin olduğu dikkatleri çekmiştir.

Günlük diyetimizde yer alan dört besin grubundan birisi olan, süt, yoğurt, peynir gibi besinleri içeren süt ve süt yerine geçenler grubu; özellikle protein ve kalsiyum ihtiyacını karşılamak için tüketilmektedir. Süt ayrıca B2 vitamini (riboflavin), B12 vitamini, A vitamini, tiamin, niasin, fosfor ve magnezyum olmak üzere birçok besin öğesi için önemli kaynaktır. Özellikle yetişkin kadınlar, çocuklar ve gençler olmak üzere tüm yaş gruplarının bu grubu her gün tüketmesi gerekmektedir.

Besin değeri yüksek olan SÜT bebeklikte, çocuklukta, gençlikte ve ileri yaşlarda yani her dönemde vazgeçilmezdir.

Yetişkinlerde günlük gereksinim 2 su bardağı(400ml)’dır. Çocuklar, adelösanlar, gebe ve emzikli kadınlar, menopoz sonrası kadınlarda ise günlük gereksinim 3-4 su bardağı(600-800ml)’dır.


Sütün Faydaları


Süt tüketimi sağlık açısından çok önemlidir. Özellikle çocukların büyüme dönemlerinde düzenli olarak tüketmeleri hem iskelet sağlığı hem de uyku düzeni için faydalıdır. Süt, A ve C vitamini açısından zengin bir besin kaynağıdır. Bunun yanında önemli derecede kalsiyum ve potasyum içermektedir. Ayrıca protein ve demir gibi diğer besin öğelerini de içermektedir.
Süt, büyüme döneminde olan çocukların kemik sağlığı için çok önemlidir. Sütün içerdiği besinler kemik sağlığı için faydalı olduğundan yaşlılığa bağlı kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltır. Ayrıca yaşlanmadan kaynaklanan cilt hastalıklarına ve cilt sağlığına önemli katkılar da sağlamaktadır.
Düzenli olarak spor yapanların vazgeçilmez besin kaynaklarının başında gelir. Antrenman sonrası düşük yağlı süt tüketimi kaybedilen enerjinin yerine gelmesini sağlamada fayda sağlar. Bunun yanında kaslarda daha fazla kütle kazanmak ve istenmeyen yağları daha hızlı atmak için de önemi büyüktür.

Süt kemikleri güçlendirir. Kalsiyum içeriği yüksektir. Ortalama bir bardak düşük yağlı süt tüketimi 299 miligram kalsiyum sağlamaktadır. Bu miktar, çok güçlü kemik yapısı için vücudun gereksinim duyduğu kalsiyum gereksiniminin %30’una tekâmül eder. Kadınlar için kemik yapılarını güçlendirmede olağanüstü bir besin kaynağıdır. Aynı zamanda çocukların büyüme ve gelişmelerinde önemli katkılar sağlamaktadır.
Kemik sağlığı için özellikle beslenme büyük öneme sahiptir. Kemik yoğunluğu açısından elzem olan temel besin öğeleri kalsiyum, fosfor ve D vitamini olup kaynakları süt ve süt ürünleridir. Kalsiyum depolarının azalması ve kemik yoğunluğunda zayıflama osteoporoz ile ilişkilidir.
Obezite ile mücadelede de süt tüketimi iyi bir çözüm olmaktadır. Ülkemizde obezite büyük bir sorun haline gelmiş durumdadır. Obezite tedavisinin hedefi adipoz dokuyu azaltmak olduğu için, süt ve ürünlerinin tüketimi ile alınan kalsiyum, yağ ve protein spesifik olarak önem kazanmaktadır. Kalsiyum desteği verilerek yapılan çalışmalarda kilo kaybının etkin olduğu gösterilmiştir.
Süt bağırsak sağlığı için de faydalı bir besindir ve bağırsakların çalışmasını aktif hale getirmektedir.
Süt, iyi bir kalsiyum deposu olduğu için diş sağlığına katkısı büyüktür.
Süt potasyum ve magnezyum açısından da zengin bir besindir. Bu sayede kan basıncını sağlıklı düzeyde tutmaya yardımcı olmaktadır. Kan basıncını dengelediği için yüksek kan basıncından kaynaklanan kalp hastalıklarından da koruma özelliği vardır. Böylece felç geçirme riski azalır. Kalp sağlığı içinde günlük olarak düşük yağlı süt tüketimi önemlidir.
Diyet ve kan basıncı arasındaki ilişki epidemiyolojik çalışmalar ile araştırılırken, kalsiyum ile hipertansiyon arasındaki ilişki ortaya konulmaya başlanmıştır. Beslenme açısından süt ve süt ürünleri tüketiminin kan basıncı üzerine etkileri dikkatleri çekmiştir. Kalsiyum, magnezyum ve fosforun az tüketimi bireysel veya toplumsal olarak arteriyel kan basıncı artışı ve hipertansiyon insidansı ile ilişkili olduğu saptanmıştır.


Yapılan çalışmalarda, kan basıncı ve hipertansiyon insidansı ile süt ve süt ürünleri ilişkisinin, sütün içerisinde bulunan kalsiyum ve potasyum ile ilgili olduğu bildirilmektedir. Azalan kalsiyum alımı arteriyel kan basıncını artırmaktadır. Bu minerallerin alımı arttırılarak kan basıcında azalma sağlanabilmektedir. Hipertansiyonu engellemek için diyet yaklaşımı oluşturulan DASH (Hipertansiyonda Diyet Yaklaşımı) çalışmasında gerekli mineraller ve diyet lifi attırılarak, yağ azaltılarak kan basıncının düzenlenmesi hedeflenmiştir. Böylece az yağlı süt ve ürünleri ile sebze meyve tüketiminin arttırılması önerilmektedir.
Özet olarak; süt kemik erimesini (Osteoporoz) önler, enfeksiyonlardan korur, sindirim sisteminin düzgün çalışmasını sağlar, mide rahatsızlıklarını diş çürümelerini önler, enerji verir, kan şekerinin dengelenmesini sağlar. Kan basıncını ve kan elektrolit dengesini sağlar, bazı kanser türlerinin oluşumunu önler, yapısında bulunan yağ asitleriyle çocuğun beyin gelişimi için gereklidir.

Sağlıklı büyümek, sağlıklı gelişmek ve sağlıklı yaşlanmak için her gün en az 2 su bardağı sağlıklı süt tüketin!


Uzman Diyetisyen
Nüket Ünsal