T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Ankara İl Sağlık Müdürlüğü SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi


T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Ankara İl Sağlık Müdürlüğü SBÜ Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Diyabet ve Beslenme Tedavisi

Güncelleme Tarihi: 19/02/2018

Diyabet Nedir?

Diyabet (Şeker Hastalığı) insülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu oluşan, ömür boyu süren bir hastalıktır.Di yabetes Mellitus’u Tip 1 diyabet, Tip 2 diyabet, gestasyonel diyabet ve sekonder nedenlere bağlı diyabet olarak sınıflandırmak mümkündür.

Diyabet salgını tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de önemli bir sağlık sorunudur. Rakamlar, diyabetin ülkemizde de hızla arttığını göstermektedir. Türkiye Diyabet Epidemiyoloji Çalışması sonuçlarına göre Türkiye'de diyabetli birey sayısının 2.6 milyondur ve buna ek olarak da 2.1 milyon kişi diyabetli olduğu halde bundan haberdar değildir. Bölgelere göre değişmekle birlikte ülkemizde ortalama %7 oranında olan şeker hastalarının sayısı 4 milyon, dünyada ise 120 milyondur. Kronik diyabet hastalıkları tip 1 diyabet ve tip 2 diyabeti içerir. Potansiyel olarak tedavi edilebilen diyabet hastalıkları ise, kan şekeri değerlerinin normalin üstünde olduğu ancak diyabet olarak sınıflandırılacak kadar yüksek olmadığı prediyabet ve hamilelik sırasında ortaya çıkan ancak doğumla birlikte geçen gestasyonel (gebelik) diyabettir.

Tıbbi Beslenme Tedavisi


Diyabet, bireyin yaşamında başta beslenme alışkanlıkları olmak üzere bazı değişiklikler yapmasını gerektiren bir durumdur. Sağlıklı beslenme, diyabet tedavisinin temel taşlarından birisidir. Kan şekerini, esas olarak karbonhidrat içeren besinler oluşturmaktadır.

Diyabet, çocuk ve ergenlerin enerji ve besin ögeleri gereksinimlerini etkilemez. Çocuk ve ergenlerin, yaş, cinsiyet, aktivite düzeyi gibi bireysel özelliklerine göre değişen enerji ve besin ögeleri gereksinimlerini çeşitli besinleri tüketerek karşılamaları ve sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanmaları önemlidir.

Diyabette, beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesinin amacı diyabetli bireyin uygulayabileceği en ideal beslenme programını oluşturarak;
·    Kan şekerini normal sınırlar içinde tutmak,
·    Hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği) ve hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) gibi akut komplikasyonları önlemek,
·    İdeal vücut ağırlığını sağlamak ve korumaktır.

Tıbbi Beslenme Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

Karbonhidratlar
Diyetteki karbonhidrat miktarı kişinin kan glikoz ve lipit miktarları ile beslenme alışkanlıklarına göre günlük enerjinin %50-60’ını oluşturmaktadır. Yüksek miktarda fruktoz alımından kaçınılmalıdır.

Proteinler
Diyabetik bireylere protein, günlük 1g /kg veya enerjinin % 12-15 oranında verilmektedir. Diyabete bağlı böbrek problemleri gelişmiş ise diyetle protein alımının sınırlandırılması gerekir.

Yağlar
Diyabette vasküler ve kardiyovasküler hastalık riskinden dolayı diyabetli hastaların büyüme ve gelişmelerini normal olarak sürdürebilecek günlük yağ alımının, enerjinin %30-35’i kadar olması gerekmektedir.

Posa
Günlük enerjinin %50-60’ı kadar karbonhidrat alımının özellikle de çözünebilir posa tüketiminin arttırılmasının glisemik kontrolün ve dolayısıyla karbonhidrat metabolizmasının düzenlenmesinde rol oynamaktadır. Posa tüketimi diyabetli bireylerde kan şekerinin normoregülasyonunu sağlayıp, kan şekerindeki dalgalanmaların azalmasını sağlamaktadır.

Karbonhidrat Sayımı Nedir?

Diyabetli bireylerin, tıbbi beslenme tedavisinde yer alan bir öğün planlama yöntemidir. Bu yöntem sayesinde bireyler, tükettikleri yiyecek ve içeceklerin içerdikleri karbonhidrat miktarına göre insülin dozunu hesaplayabilme bilgi ve becerisini öğrenmektedirler.

Karbonhidrat Sayımının Amacı;
•    Doğru besin tercihini öğrenmek
•    Günlük karbonhidrat ihtiyacını ve öğünlere dengeli olarak dağıtmayı öğrenmek
•    Bireysel beslenme ihtiyaçlarını karşılamak
•    Besin tercihindeki sınır noktalarını öğrenmek, bilimsel veriler ışığında yasaklamaları kaldırmak
•    Normal ve ya normale yakın kan şekeri seviyelerini ve devamlılığını sağlamak
•    A1c değerlerini hedefte tutmak

Karbonhidrat sayımının 3 aşaması vardır. Bunlar:
1.aşama veya temel düzey,
2.aşama veya orta düzey,
3.aşama veya ileri düzey olmak üzere üçe ayrılmaktadır.

1. aşama veya temel düzeyde karbonhidrat sayımı hastalara tanıtılmakta ve öğünlerde ve öğün aralarında tutarlı karbonhidrat tüketimine odaklanılmaktadır. Günlük alınması gereken enerji ve karbonhidrat miktarı hastanın yaşına, cinsiyetine, boyuna, ağırlığına, fiziksel aktivite düzeyine göre belirlenmektedir. Birinci aşamada hangi besinlerin karbonhidrat içerdiği, hangi besinlerin karbonhidrat içermediği öğretilmekte, besin tüketim kayıtlarının nasıl tutulacağı hakkında bilgi verilmektedir.

2. aşama veya orta düzeyde besinler, diyabet ilaçları, fiziksel aktivite ve kan glikoz düzeyleri arasındaki ilişkilere odaklanılmaktadır. Kan glikoz seviyeleri ile ilişkili bu değişkenleri yönetmek için gerekli adımlar öğretilmektedir.

3. aşamaya veya gelişmiş düzeye intensif insülin tedavisi alan veya insülin infüzyon pompası kullanan tip 1 diyabetli hastalar veya tip 2 diyabetli hastalar geçebilmektedir. Karbonhidrat insülin oranı ve insülin duyarlılık faktörü bu aşamada hesaplanmaktadır.

Avantajları
Karbonhidrat sayımının avantajlarından en önemlisi diyabeti kabullenmeyi kolaylaştırması ve psikolojik olarak daha mutlu bireylerin oluşmasına katkı sağlamasıdır.
Karbonhidrat sayımını öğrenen diyabetli bireyler kan şekerine doğru müdahale yapmayı öğrendikleri için farklı ortamlarda bulundukları zaman, karbonhidrat miktarlarını değiştirebilmekte ve besinlere uygun insülin dozlarını ayarlayabilmektedirler.
Doğru karbonhidrat sayabilen diyabetli bireyler kilo almazlar, hipoglisemi ve hiperglisemi yaşamazlar, düzgün giden kan şekeri sonucunda kronik komplikasyonlardan korunurlar, daha esnek besin seçebilirler ve sonuçta diyabetlerini doğru yönetmeyi öğrenmektedirler.

Egzersizde Dikkat Edilecek Hususlar Nelerdir?

Diyabet tedavisinde kişiye uygun olan egzersiz tipi ve programı uygulanmalıdır. Egzersize başlarken süre kısa tutulmalı (günde 5-10 dakikayla başlanmalı) ve giderek arttırılmalıdır. Egzersiz her gün düzenli olarak yapılmalıdır. Egzersiz esnasında aktif olarak çalışacak kasların olduğu bölgelere insülin yapılmamalı, aç karnına egzersize başlanmamalıdır.

Egzersiz sırasında meydana gelebilecek kan şekeri düşmelerine karşı dikkatli olunmalı ve kan şekeri ölçülmelidir. Egzersiz sırasında oluşabilecek hipoglisemi riskine karşın mutlaka basit şeker içeren besinler; (Kesme şeker, şeker tableti veya meyve suyu v.s.) bulundurmaya dikkat edilmelidir.